Eber Gölü – Tanıtımı – Hakkında Bilgi

Eber Gölü – Tanıtımı – Hakkında Bilgi

Göl türü Çöküntü gölü
Kaynakları Akarçay ve Sultandağları’ndan gelen kaynak suları
Etki alanı İç Anadolu Bölgesi
Bolvadin, Çay, Sultandağı
Havza ülkeleri Türkiye
Yüzölçümü 62 km2 – 164.5 km2
En büyük derinlik 21 metre
Yüzey rakımı 967 metre

Eber Gölü, Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesinde bulunan göl Türkiye’nin 12. büyük gölüdür. En derin yeri 21 metredir.

İsim kökeni

Eber, Avşar Türkmenlerinin bir obasıdır. Göl adını bu Avşar obasından almıştır.

Konumu ve Oluşumu

Eber Gölü, İç Anadolu Bölgesindeki Akarçay Havzasında, yüzey alanı 125 km2 bulan, bir tatlı su bataklık olan, kuzeyinde Emir Dağları ve güneyinde Sultan Dağları, denizden 967 metre yükseklikte olan bir çöküntü gölüdür. Bulunduğu Akarçay Havzası, hep sismik olarak aktif olan, kuzeybatı-güneydoğu yönünde ortalama 100 kilometre uzunlukta ve 25 kilometre genişlikte olan çökük alandır. Bir zamanlar çok büyük ve derin olan, son Buzul Çağı (Pleistosen) gölünden geriye kalan, diğer göller gibi artık bir göldür.

Eber Gölü, Akarçay ve Sultandağları’ndan gelen kaynak suları ile beslenmektedir. Bu sebeple yıl içerisinde yüzölçümü farklılık gösterir. En düşük su seviyesi Ekim 1991’de görülmüştür. Göl alanı 62 km2 ye kadar düşmüştür. En yüksek su seviyesi ise Mayıs 1969’da görülmüştür. Göl alanı 164.5 km2 ye ulaşmıştır.

Gölün doğal yapısı

Göl, Türkiye’nin en ilgi çekici göllerindendir. Çok büyük bir göl olmasına rağmen üzerinde bulunan kamışlardan dolayı büyük kısmı göl değilde çayırlık gibi görülür. Özellikle avcıların uğrak yeridir. Üzerinde yüzlerce yüzen adacık bulunur, bu adacıklara yerli halkın “kopak” adını verdiği, kopaklar kalınlaşan kamış köklerinin topraktan ayrılarak üzerine zamanla rüzgarın etkisiyle toprak birikmesiyle meydana gelir. Bazı kopaklar o kadar büyüktür ki üzerlerinde balıkçıların, avcıların ve kamışçıların barınaklar kurdukları da görülmüştür. Etrafında kurulmuş Derekarabağ, Ortakarabağ, Yenikarabağ ve diğer komşu köylerde tarımla uğraşan insanlar, Göl kıyısındaki ekilebilir tarlalarda buğday ekip yaşamlarını sürdürürler.

Bitki örtüsü

Yüzeyinin çoğu yüksekliği beş hatta altı metreye ulaşan kırmızı kamışlarla kaplı olan Eber Gölü, sığ kıyılarında su bitkileri ve etrafında diğer bitkiler yetişir, bunlar;

  • Hasırotu (Typha latifolia),
  • Kırmızı kamış (Phragmites australis),
  • (Lycopus europaeus),
  • (Mentha aquatica).
Balık türleri
  • Sazan balığı (Cyprinus carpio),
  • Aynalı Sazan balığı (Cyprinus carpio morpha noblis),
  • Turna balığı (Esox lucius),
  • Dere kaya balığı (Gobio gobio).
Göçmen su kuşları

Birçok göçmen su kuşları avlanmak, kamış adalarda kuluçkaya yatmak (üremek) ve bazıları kışlamak için Eber Gölüne gelirler, bunlar;

  • Küçük karabatak (Phalacrocorax pygmeus),
  • Bayağı kaşıkçı (Platalea leucorodia),
  • Dalmaçya Pelikanı (Pelecanus crispus),
  • Bayağı balaban (Botaurus stellaris),
  • Balıkçılgiller (Ardeidae),
  • Alaca balıkçıl (Ardeola ralloides),
  • Erguvani balıkçıl (Ardea purpurea),
  • Pasbaş patka (Aythya nyroca),
  • Gülen sumru (Sterna nilotica),
  • Büyük cılıbıt (Charadrius leschenaultii),
  • Sakarca kazı (Anser albifrons),
  • Küçük sakarca kazı (Anser erythropus),
  • Sakarmeke (Fulica atra),
  • Dikkuyruk (Oxyura leucocephala),
  • Kılıçgagagiller’den (Himantopus himantopus),
  • Bayağı aynak (Plegadis falcinellus), ve kamışların arasında kum adalarda Kolyeli büyük yağmurcunu (Charadrius hiaticula) kuluçkaya yattıkları gözlenmiştir.
Ekonomik önemi

Seka Afyon Kağıt Fabrikası, ihtiyacının bir kısmını Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan kamış (Phragmites australis) bitkisini, Eber ve Karamık Gölünden elde eder. Yaklaşık olarak burada bin insan çalışır. Çevredeki köylüler gölde yetişen kamış ve hasır otunun işlenmesi ile geçimlerini sağlamaktadır.

Günümüzdeki durumu

Göl eski zamanlarda Akşehir gölü ile büyük tek bir göl halindeydi. Fakat zamanla su kaynaklarının azalması ile Akşehir Gölü Eber gölünden ayrılarak ayrı bir göl oluşturdu. Halen eber gölü bir kanal vasıtasıyla Akşehir gölüne su aktarmaktadır.

Günümüzde küresel ısınmanın etkisiyle ve özellikle su kaynaklarının bilinçsiz kullanılmasıyla göl küçülmeye başlamıştır. Bu nedenle Akşehir Gölüne su aktarılamamış bu da Akşehir Gölünün sularının çekilmesine sebep olmuştur. Bu nedenle Türkiye’nin en güzel göllerinden biri olan göl yokolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bilinçsizce yapılan barajlar ve çiftçilerin sulama amacıyla kullandıkları dalgıç pompa’lar gölün hem hem yerüstü hem yeraltı sulama kaynaklarını neredeyse sıfıra indirmişlerdir. Bunun neticesinde çevre mühendislikleri çalışma başlatmış ve 2007 sonunda bitecek projeler geliştirmişlerdir.

Eber Gölü, bir zamanlar kuş cenneti görünümünde ve yüzeyinde su çiçekleriyle bezenmiş bir bahçe iken, bugün yanına yaklaşılmayacak kadar kirletilmiştir. Eber Gölü’nü tehdit eden en büyük unsurlar, Afyonkarahisar şehrinin atıkları, Şeker ve Alkoloid Fabrikalarının atıklarıdır. Diğer bir tehdit unsuru da, atıkların Eber Gölü’nde biriktikten sonra gölün arıtma vazifesi görmesi ve bu nedenle de süzülen temiz suyun Akşehir Gölü’ne akıtılmasıdır. Gölün derinliği bugün 1.70 m’ye kadar düşmüştür. Önlem alınmadıgı takdirde daha da düşeceği bir gerçektir. Gölde ekonomik değeri en yüksek olan kamış üretimi yapılmakta ve sazan, turna ve aynalı sazan balığı bulunmaktadır. Ayrıca gölün av turizmi içermesi sebebiyle de il dışından birçok kişinin göl kıyısına av evleri yapmasına yol açmıştır.

Eber Gölünde, Temmuz 2002 – 2003 yılları arasında yapılan bir araştırma sonucunda Monogenea asalakları burada incelenen Balıkların, iki tür Monogenea (Gyrodactylus elegans, Dactylogyrus extensus) solungaç ve yüzgeçlerinde; bir tür Digenea (Posthodiplostomum cuticola) deri ve yüzgeçlerinde; bir tür Cestoda (Bothriocephalus acheilognathi) bağırsaklarında, ve bir tür Arthropoda (Argulus foliaceus) deri, solungaç ve yüzgeçlerinde bulunmuştur.

Eber Gölü, su yılanı, tatlı su balıkları, su kuşları, su kaplumbağaları ve diğer yabani hayvanların geniş nüfusunu korumak için, Konya Kültür ve Tabiat Varlıkların Koruma Kurulunun 22 Haziran 1992 gün ve 1359 sayılı kararıyla “1. Derece Tabiat Sit Alanı” ilân edilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir